PİR SULTAN ABDAL'IN ŞİİRLERİ
Ben De Şu Dünyada Üç Güzel Gördüm
Ben de şu dünyada üç güzel gördüm
Birisi kalbimde durana benzer
Birisi Muhammet birisi Ali
Şu garip halimden bilene benzer
Mümin olanların tez gelir yazı
Cennette huriye benziyor yüzü
Şu nazlı dilberin hercayi sözü
Mart ayında esen borana benzer
Yaz gelince sular köpük saçılır
Lâle sümbül çiçekleri açılır
Zoğal avcı çıkmış diye kaçınır
Çöllerde sevdiğim cerana benzer
Mümin olanların kalbi tacıdır
Mürşit eşiğine varan hacıdır
Berk basma sabana boynum acıdır
Zor edip zerveyi kırana benzer
Abdal Pir Sultan'ım göğe süzüldü
Sırat'ın üstünde nizam kuruldu
Mümin olan gaflet gıllet yazıldı
Dört kitap içinde Kur'an'a benzer
Ben de Şu Dünyaya Geldim Geleli
Ben de şu dünyaya geldim geleli
Emanetten bir don giymişe döndüm
Sahibi çıktıda elimden aldı
Koru yerde koyun yaymışa döndüm
O yar geldi geçti geri bakmadı.
Hendekler kazdırdım sular akmadı
Çok yuva bekledim cücük çıkmadı
Boş yuva beklemiş yoz kuşa döndüm
Pir Sultan abdalım bu dünya fani
Baştan başa kim sürdü bu devranı
Yarin bir çift sözü üşüttü beni
Yüce dağ başında donmuşa döndüm
Benden Selam Söyle O Güzel Şaha
Benden selam söyle o güzel şaha
Kurduğu yollara gitmiyor talip
Herkes kendisine bir yol sürüyor
Mürşit buyruğunu tutmuyor talip
İçeri girilen ikrar hak diyor
Dışarı çıkılan ikrar yok diyor
Senden gayrı bana mürşit çok diyor
Verdiği ikrardan dönüyor talip
Yolum uğrar ise söylerim sözün
Varsın doğru yola gitmesin talip
Sen mürşitlik hakkın ifa eylersen
Günahı boynuna tutmasın talip
Pir Sultan Abdal'ım ben bir biçare
Boynunu de eğip durmuyor dara
Gönüle de düştü bir sınık yara
İnliye inliye geliyor talip
Bin Cefalar Etsen Almam Üstüme
Bin cefâlar etsen almam üstüme
Gayet şirin geldi dillerin dostum
Varıp yad ellere meyil verirsen
Kış ola bağlana yolların dostum
İlâhi onmaya yardan ayıran
Bahçede bülbüller ötüyor uyan
Kula gölge olsa Allah’a ayan
Senden ayrılalı gülmedim dostum
Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermişler
Bu şirin canıma nasıl kıymışlar
İster isem dünya malın vermişler
Sensiz dünya malın neylerim dostum
Bu Yıl Bu Dağların Karı Erimez
Bu yıl bu dağların karı erimez
Eser bâd-ı sabâ yel bozuk bozuk
Türkmen kalkıp yaylasına yürümez
Yıkılmış aşiret il bozuk bozuk
Kızılırmak gibi çağladım aktım
El vurdum göğsümün bendini yıktım
Gül yüzlü cerenin bağına çıktım
Girdim bahçesine gül bozuk bozuk
Elim tutmaz güllerini dermeye
Dilim tutmaz hasta hâlin sormaya
Dört cevabın mânasını vermeye
Sazım düzen tutmaz tel bozuk bozuk
Pir Sultan'ım yaratıldım kul diye
Zalim paşa elinden mi öl diye
Dostum beni ısmarlamış gel diye
Gideceğim amma yol bozuk bozuk
Bugün Yardan Haber Geldi
Bugün Yardan Haber Geldi
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Eğildim Bir Buse Aldım
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Güzel Olanı Severler
Yanağından Gül Dererler
Kulakta Mengiç Küpeler
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Baş Koydum Yarin Dizine
Uykular Girmez Gözüme
Ağ Ellerin Sür Yüzüme
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Şekerden Şerbet Ezerler
İnce Tülbentten Süzerler
Dört Yanım Almış Güzeller
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Pir Sultanım Gel Yanıma
Seni Sarayım Canıma
Dola Kolların Boynuma
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Bülbül Gibi Zar Eylesem
Takdir-i İlahi budur nasibim
Az vermiştir çok istemem çare ne
Bu kadar nasibim budur kisibim
Bülbül gibi zar eylesem çare ne
Düşmanımın yaraları azmaya
Dostumun hayrını şerre yazmaya
Bu dünyada melül mahzun gezmeye
Mahlukattan ar eylesem çare ne
Bakmaz mısın viran olmuş bendime
Halim malum olsun ol efendime
Hançer alsam hamle kılsam kendime
Kendi kendim paralasam çare ne
Gam kasavet yuva yaptı sineme
Kahır gömleğini eğnime
Perişanlık düştü viran göynüme
Türlü türlü aşk bağlasam çare ne
Pir Sultan Abdal'ım çekerim çoktan
Ya İlahi bizi kurtar tutsaktan
Bu derdin dermanın isterim Hak'tan
Halka halim arz eylesem çare ne
|
Dinle Sana Bir Nasihat Edeyim
Dinle Sana Bir Nasihat Edeyim
Hatırdan Gönülden Geçici Olma
Yiğidin Başına Bir Hal Gelirse
Bunu Ellere Açıcı Olma
Mecliste Arif Ol Kelamı Dinle
El İki Söylerse Sen De Bir Söyle
Elinden Geldikçe Sen İyilik Eyle
Hatıra Dokunup Yıkıcı Olma
El Ariftir Yoklar Senin Fendini
Dağıtırlar Tuzağını Bendini
Alçaklarda Otur Gözet Kendini
Kat-i Yükseklerden Uçucu Olma
Pir Sultan Abdalım Sözüm Başarır
Aşkın Deryasını Boydan Aşırır
Seni Bir Mecliste Hacil Düşürür
Kötülerle Konuş Gocucu Olma
|
14/1/2008 | Kategori: PIR SULTAN ABDAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
PİR SULTAN ABDAL'IN ŞİİRLERİ
Açılın Kapılar Şaha Gidelim
Hızır paşa bizi berdar etmeden
Açılın kapılar şaha gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açılın kapılar şaha gidelim
Gönül çıkmak ister, şahın köşküne
Can boyanmak ister, Ali müşküne
Pirim Ali on ik'imam aşkına
Açılın kapılar şaha gidelim
Her nereye gitsem, yolum dumandır
Bizi böyle kılan, ahd-ü amandır
Zincir boynum sıktı hayli zamandır
Açılın kapılar şaha gidelim
Yaz selleri gibi akar çağlarım
Hançer aldım, ciğerciğim dağlarım
Garip kaldım, şu arada ağlarım
Açılın kapılar şaha gidelim
Ilgın ılgın eser seher yelleri
Yare selam eylen urum erleri
Bize peyik geldi, şah bülbülleri
Açılın kapılar şaha gidelim
PİR SULTAN'ım eydür mürvetli şah'ım
Yaram baş verdi, sızlar ciğergahım
Arşa direk direk olmuştur ahım
Açılın kapılar şaha gidelim
|
Açılın Zindanlar Pire Gidelim Hızır Paşa bizi berdar eylediKesti kollarımı kızak bağladı İşiten muhipler hep kan ağladı Açılın zindanlar pire gidelim Kalenin kapısı taştan demirden Yanlarım çürüdü yaştan yağmurdan Bir kimsem de yok ki dellal çağırtam Açılın zindanlar pire gidelim Kalenin kapısı taştan çıkılmaz Penceresi yüce Şah'a bakılmaz Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz Açılın zindanlar pire gidelim Çıkarım bakarım kale başına Mümin müslim olan gider işine Bir ben mi düşmüşüm can telaşına Açılın zindanlar pire gidelim İlimi sorarsan köyümdür Banaz Yakılsın yıkılsın ol kanlı Sivas Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz Açılın zindanlar pire gidelim Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa Yazılanlar gelir sağ olan başa Hasret koydun beni kavim kardaşa Açılın zindanlar pire gidelim | |||
|
|
14/1/2008 | Kategori: PIR SULTAN ABDAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
PİR SULTAN ABDAL'IN HAYATI
Pir Sultan 16. yüzyılda Anadolu’nun fikri ve siyasi yönden en karışık olduğu dönemlerde Sivas ve civarında yaşamış bir halk ozanıdır. Anadolu’da yaşayan bütün Aleviler yaşları ne olursa olsun Pir Sultan’ı severler.
Onu diğer halk ozanlarımızın piri yapan gerçekler devrimci karekterinden, Oniki İmam yolunu yaymaya çalışmasından, Türkçe’yi çok güzel kullanmasından ve hayatının idam edilerek bitiş şeklinden kaynaklanmıştır.
Pir Sultan sözünü ve sazını çok güzel bir şekilde kullanarak tıpkı Şah İsmail’in yaptığı gibi Oniki İmam felsefesini Oniki İmamların isimlerinin anıldığı Düzevi İmam türünden şiirlerle anlatmaya çalışmış, bu yüzden de Osmanlı’nın halk ozanları arasındaki en büyük düşmanı olmuştur. Çünkü aynı dönem Osmanlı’nın Sünnileştirme çabasında olduğu bir dönemdir. Bu nedenle de Casusluk ile suçlanarak idam edilmiştir. Bilindiği gibi Osmanlı Sultanları valiliklerine gönderdikleri fermanlarda Erdebil dergahıyla ilişkisi bulunan Alevilerin çeşitli gerekçeleri göstererek öldürülmelerini istemişlerdi.
Halk ozanları geleneğinde sevilen ozanların isimleri diğer ozanlarca da kullanıldığı için Pir Sultan'ın vefatından sonra dahi onun ismiyle birçok eserler yazılmış ve söylenmiştir.
Pir Sultan Erdebil şahları ve dervişleriyle kurduğu ilişki çerçevesinde Oniki İmamlar yolunda elde edindiği bilgileri Anadolu’ya Şah İsmail’in takip ettiği metoda göre aktarıyordu. Ancak bilgilerini herhangi bir eğitim kurumunda tahsil görerek değilde yüz yüze ilişkiler neticesinde elde ettiği için Pir Sultanın Oniki İmam yoluyla ilgili olarak herşeyi bilebilmesi ve bu çerçevede de aktarabilmesi mümkün değildi. Pir Sultan özellikle Oniki İmamların isimlerini yayma konusunda başarılı olmuştur.
Günümüzde Aleviler üzerinde oyunlar oynayarak Alevi toplumumuzu kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek isteyen şahıslar ve gruplar Pir Sultan’a sahip çıkarak halkımızı kandırmak istemektedirler. Bu yüzden de Pir Sultan’ın gerçek yüzünün bilinmesi gerekmektedir.
Pir Sultan’ın birçok şiirinde bahsettiği ŞAH Erdebil şahıdır. Osmanlı’ya karşı Erdebil dergahından yana olduğunu açık açık ortaya koyan Pir Sultan Açılın kapılar şaha gidelim, katip Ahvalimi yaz şaha böyle. Ben de bu yayladan şaha giderim. derken Erdebil’e olan bağlılığını ifade etmektedir. Zaten o dönemlerde Erdebil şahları’nın, Anadolu’da yaşayan Alevilerin gözünde kurtarıcı olduğu belirlenmişti. Fakat Anadolu’nun sünnileşmesi gerçekleştikten ve Aleviler baskı altına alındıktan sonra, Alevilerin Erdebil’le ilişkileri kesilmiş ve zamanla halk ozanlarının şiirlerinde gecen şah kelimesiyle İmam Ali Emir-el Mu'minin'i anlatılmaya başlanmıştır.
Pir Sultan Abdal “güzel şahım niye verdin bağdatı” derken 16. Yüzyıl başlarında yaşamış Şah Tahmasp'tan bahsetmektedir. Ayrıca “Urum (Anadolu) memleketine yürüdü” dediği şahta aynı şah olmalıdır. Zaten Pir Sultan Abdal Şah İsmail (Hayati) ve Şah Tahmasp dönemlerinde yaşamıştır.
Pir Sultan öncülüğünü yaptığı ekol öylesine tutulmuştur ki kendisi halk ozanlarının PİR’i sayılmıştır. Anadolu tarihi çok dikkatle incelenirse Pir Sultan Abdal’dan önce yaşamış olan halk ozanlarının Oniki İmamları anlattıkları görülmemektedir. Gelenek Pir Sultan Abdal’la başlamıştır.
Pir Sultan Halk ozanlığı’nın yanısıra Osmanlı’ya açıkca tavır alabilecek kadar DEVRİMCİ bir kişiliktir. Yaşadığı dönemin baskısı göz önüne alındığında bu tavrı almanın her ozanın harcı olmadığı da görülür. Aşağıdaki dörtlük Pir Sultan’ın bu konudaki duygularını çok güzel anlatır;
Erdebil tarafını tutmuş, Osmanlı’ya karşı açıkca tavır almış ve bu uğurda can vermeyi göze almış bir halk ozanı’nın Osmanlı’nın kurdurduğu dergahı ve o dergaha ismini verdirdiği şahsı övmesi ve hatta anması mümkün değildir. Bu nedenle Hacı Bektaş’tan ve Bektaşilikten bahsedilen ve Pir Sultan’ın söylediği iddia edilen şiirler tamamen uydurmadır. Zaten çok az miktarda olan bu şiirler Pir Sultan adına onun yoluna ihanet eden köle zihniyetli halk ozanları tarafından söylenmiştir. Büyük ihtimallede bu tür şiirler Alevilerin, çaresizlikten dolayı Bektaşilik dergahına sığınmalarından sonra söylenmmiş ve yayılmıştır.
Pir Sultan’ın Bektaşiliği ve Hacı Bektaşı öven Osmanlı’yı öven hiçbir şiiri yoktur, söylenenlerde ona ait değildir. Pir Sultan’ın şiirleri Oniki İmamlara yöneliktir. Devrimci karaktere sahiptir. Halk ozanlarının piri yada üstadı olan Pir Sultan Osmanlı’nın bir numaralı düşmanıdır. Oniki İmamın dostudur ve bu yüzden asılmıştır.
Yetişme Koşulları [değiştir]
Pir Sultan Abdal, halk arasında Yedi Ulular olarak bilinen Yedi Ulu Ozan'dan biridir. Alevi gelenekleri ile dergâhın tarikat ortamında Türk dilini kullanarak yetişti. Şiirlerinde duru ve yalın bir Türkçe kullandı. Ana konuları, Deyişler, Nefesler, Hakk sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi, duazimam, ilahi aşk, tasavvuf ve sosyal uyarı niteliğindedir. Bazıları her ne kadar Pir Sultan'ı başkaldıran asi biri olarak gösterse de gerçekte Pir Sultan Abdal'ın yaşadığı Sivas bölgesinde o tarihte hiçbir halk ayaklanmasına rastlanmamaktadır. Dolayısıyla bir derviş olarak toplumu irşat (İlimiyle ve aklıyla toplumu bilgilendirmiştir) etmiştir. Tekke ve tasavvufun kalıplarını aşıp geniş bir halk kesimine seslenebildi. Medrese öğrenimini Erdebil'de görmesine rağmen, diğer bazı halk şairlerinin tersine, Divan Edebiyatı'ndan hiç etkilenmedi. Alevi olan Pir Sultan Abdal Türk diline sahip çıkmıştır.
Hakkında Araştırma ve Çalışmalar Yapanlar [değiştir]
Sadeddin Nüzhet Ergun, Abdülbaki Gölpınarlı, Pertev Naili Boratav, Cevdet Kudret, Cahit Öztelli, Asım Bezirci, Sabahattin Eyüboğlu, Mehmet Fuat, Orhan Ural, Mehmet Bayrak, Ali Haydar Avcı, Erol Toy ve Battal Pehlivan'ın Pir Sultan Abdal ile ilgili araştırma kitapları vardır. Özellikle Ali Haydar Avcı'nın "Osmanlı Gizli Tarihinde Pir Sultan Abdal" adlı çalısması konuyla ilgili çok hacimli bir çalışmadır.
Ayrıca Opera Sanatçısı ve Halk Müziği Araştırmacısı ve icracısı Ruhi Su, Pir Sultan'ın eserlerinden bazılarını bir albümde toplayarak yorumlamıştır.
14/1/2008 | Kategori: PIR SULTAN ABDAL | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı