Ara

GİDERİM

 

İçimde bir acı fırtına kopar

Bulutlarda şimşek çakar giderim

Bitmeyen arzular yolumu kapar

Çılgın bir sel gibi yıkar giderim

 

Anlarım eşitten farkını farkın

Yıllar süren ömrü biter merakın

Keder uzak olur; mutluluk yakın

Yorgun kafesimden çıkar giderim

 

O an, zaman durur, mekan silinir

Sonsuzluğa doğru nefes alınır

Ruhum bir damla su, göğe salınır

Süzüle süzüle akar giderim

 

Çile denizinin görünür dibi

Alır beni yüreğimin sahibi

Geceyi süsleyen yıldızlar gibi

Ben de, bir meş'ale yakar giderim

 

Birgün utku için, hicran yerine

Dalmak için hülya bahçelerine

Dostların ıslanmış çehrelerine

Son defa, hasretle bakar giderim

1/10/2009 | Kategori: NURULLAH GENC | Yorum (0) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

GELMEDİN

 

gelmedin son hayal de yanıp yanıp kül oldu

bu deruni kavgada kırılan gönül oldu

şimdi menziller elem,yürek duman,sine çak

devleri mahkum eden hayatım şimdi helak

gelmedin yıldırımlar düştü hülyalarıma

nasıl kıydın be zalim masum rüyalarıma

sana doğru her adım neden hep ölüm sunar

seni her andığımda renk solar,desen yanar

 

hangi rüzgar sabırla böyle koşar ardından

hangi el nakış nakış gergef dokur ardından

susarsam anlatır mı seni göklere tarih

bensiz olur mu sabah güler mi kara talih

gelmedin koptu zincir parçalandı anılar

sardı bütün ruhumu tükenmeyen ağrılar

kalbimin pembe köşkü harab oldu gelmedin

bahçesinde açan gül turab oldu gelmedin

bil ki kıyamet kopsa bu ateş sönmeyecek

heyhat!şair mehtaba bir daha dönmeyecek

1/10/2009 | Kategori: NURULLAH GENC | Yorum (0) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

EY SARI GÖK BULUTU

 

dön kendine, gözlerimi yüzünde

vur kendini kimsesiz yollara ömrünün

ey sarı gök bulutu, ey ızdırap gülşeni

zaman definesini taşı dağarcığında

yoksa aşkı bir belalı vadiye çekersin

 

eline geçince ruhun dizginlerini

umudunu imkansız çöllere taşır ölüm

kumların dehşetine salar gezginlerini

efsunlu bir vahanın bağrına düşer ölüm

 

eteği neden yaslı keremsiz kalan dağın

hangi rüzgar kuruttu duygular tarlasını

ey sarı gök bulutu, ey ızdırap gülşeni

dokundur ellerini şiirin alevine

yoksa aşk, bir köşede ansızın yakar seni

 

dön kendine, anlarsın; yıllar boyu çaresiz

olmak ne kadar acı karanlık bir kuyuda

birer birer kapanır güneşin perdeleri

kaybedersin bir daha dönmemek üzere geri

riyakar neş’eyi de, budala uykuyu da

1/10/2009 | Kategori: NURULLAH GENC | Yorum (0) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

DOĞDUĞU EVE

 

Levni’nin minyatürler çizdiği yerde miydin

Muhibbi’nin şiirler yazdığı yerde miydin

O gün zümrüdüanka camlarına kondu mu

Gökyüzünde şehrayin kandilleri yandı mı

Kapında birikti mi fosforlu pervaneler

Gözlerini tavana gömdü mü divaneler

Hünkar İskelesi’nden bir çerağ gönder bana

Bin bir çiçek tozuyla mihman olayım sana

Göreyim, kokusuyla baygın odalarını

Ölümden kurtarayım aşkın adalarını

Bu deniz, köpürdükçe köpürüyor yurdumda

Her dalga, kırkayaklı verem oldu ardımda

Ey şimdi tenhalarda pelerinler giyen ev

Döner diye, gülümün yolunu bekleyen ev

Aruzun, evrene taht kurduğu yerde miydin

Avcıyı bir ceylanın vurduğu yerde miydin

Ötelere kapalı siyah perdeleri aç

Bahçende mi kurudu kökünü yakan ağaç

O’nunla büyülendi nağmeler; yıkıldı bende

Meftun oldu yeniden ruhumuza nihavende

İpek bakışlarında aşk hüzzama boyandı

Bir sandıkta uyuyan hatıralar uyandı

Kokusuyla büyülü akvaryumda balıklar

Rüzgar hala o günkü mutluluğu sayıklar

Neva bir cemre düştü içimize dünyadan

Duvarlar mestanedir bu hanende rüyadan

Tükendi güzellikler şehrinin kargaşası

Garibname’ye döndü aşığın en paşası

Ey şimdi O’ndan kalan sesleri dinleyen ev

Hasretiyle yıllardır ağlayıp inleyen ev

Ürkek bir lamba gibi hatırlar seni bir gün

Bana gelmez, bilse de gamlı halimi her gün

1/10/2009 | Kategori: NURULLAH GENC | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

DİKEN DİKEN

 

zembilcide büyüyen, dal üstünde uyuyan

gülmek sende gül olur, sen bende diken diken

elmas beşik içinde kundağını öptüğüm

sevmek tende gül olur, ten bende diken diken

inci döker gözlerin asil kirpiklerinden

umut kanda gül olur, kan bende diken diken

kezzap akıtsan bile filizlenir yüreğim

ölüm canda gül olur, can bende diken diken

maverayı bulunca kapında süvariler

kılıç kında gül olur, kın bende diken diken

kafdağından öteye gidenler birgün döner

hasret handa gül olur, han bende diken diken

hasadı diriliştir tarlasında sevginin

buğday unda gül olur, un bende diken diken

acıların birikir, birikir de içimde

her şey bende gül olur, ben bende diken diken

1/10/2009 | Kategori: NURULLAH GENC | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar |

İlgili aramalar: amatör - ben sana mecburum bilemezsin... -  ask -  sevgi -  huzun -  ayrılık -  özlemm..